24 Şubat 2011

İlhami Albayrak’ın “İzlenmem!.. deme” si Üzerine





İlhami Albayrak’ın “İzlenmem!.. deme” si Üzerine


İzlenmem!... Deme 

Ruhlar incinir elbet, izlenmek verir acı 
Biriler rahatsız ki,yoluna koyar kolcu 
Gitmeden tedbir al,yolda kalırsın yolcu 
Kontrol meleklerin va, izliyor her adımda 

İlhami Albayrak’ın “İzlenmem deme” isimli şiirini seçmemin özel bir nedeni yok. Şiirin başlığı ileri derecede olanına günümüz psikolojisinin paronaya ismini verdiği ancak bütün dinlerde var olan murakabe inancının ikrarını gördüm.” Ruhun incinmesi” tabiri pek alışık olduğumuz bir tabir şekli değil. Bu nedenle ilk satırda yakaladığımız bu güzellik şiirin kapısına asılan altından bir bukle gibi duruyor. Dinler izlenmeyi yaratanın “mutlak gücü” olarak ifade ederler. İkinci satırda yer alan birileri rahatsız ki ifadesinde hem –ki- eki ayrılmalıydı hem de eylemin yüklenildiği zat adına fazla bir ifade olmuş. Sanıyorum ki burada anlatılmak istenen “yaptıklarınızı delilleriyle size sunacak olan bir yaratıcı vardır” . Bu uyarı yine bütün dinlerde “terhib ve terkib” (korkutma ve ümit verme) şeklinde ifade edilmektedir. Sevgili Albayrak’ ın kontrol meleklerin var dediği “Kiramen Katibin” dediğimiz kayıt melekleri ilk dörtlüğün kapanışına yakışan bir ifade. 


Bazen mahremler pazar,sende onun parçası 
Keyfe değme iğneyi, sormak ne alakası 
Dağlar talan turizme.!.kimler inceler hası 
Sakin ol kafa yorma,virüs çıkar kanında 



İkinci dörtlükte birincisiyle örtüşmeyen ancak insanoğlunun “”elde etme arzusu”nun onu nasılda canavarlaştırdığını anlatıyor. Şayet Albayrak yabancı bir ülkede yaşamıyorsa ve bu yersiz ayraçlar ya benim okumadığım ancak daha önce birilerinin kullandığı ifadeler olduğu için kullanılmış ya da sehven oluşmuş… 

Ekip ekip dolanır,son model araçları 
Dağ soğanı rağbette,botanik dağ başları 
Ne arıyor yurdumda,merak neymiş işleri 
Kaçkar'lar merak sardı, arz mevud yakınımda 

Bir talana karşı bir şairin feryadı. Bu feryatlar şiirde bile olsa melodik olmayabiliyorlar. Feryat bir tepkidir ve melodik, sesteş olması beklenemez. Feryat o anlık tepki olduğu içinde bu mısrada beklemeye ve olgunlaşmaya 
Terk edilip şiirleşmesi beklenemez. Aslında burada anlatılmak istenen ve gördüğüm iki nokra var. Bir yürek insanının tepkisiz toplumda nasıl deli muamalesi görebileceği ki bu yürek insansı bazen bir şair bazen bir köylü, bazen bir esnaf olabilir. Paranın örtemediği aydınlık bu olsa gerek. İnsani yanımız yani… 

Vatan sevmek bir sevda, bir döşek yorgan gibi 
Yastığı nere koyduk,baş ucu sevda tipi 
Vatan ajanla dolu, roller bir sanal tüpü 
Namert pusuyu kurmuş,hüküm kar meyanın'da 


Vatan şairinin dizelerine yakın dizeler. Namık Kemal 2i okuyanlar çok iyi bilirler. Şair burada iki cephede savaşmaktadır. Bir vatanı talan edenler iki talan edenlerin yardakçıları… Böyle olunca da açtığı cephede karşısına çıkacak olan mücadelecilerden biri ya kardeşi, ya arkadaşı, ya da çevresinden birileri olacaktır. 

Yaşadığım vatan bu,bana mahremdır yüzü 
Milletime aşığım,istiklal miras mazi 
Avrupa aldatmaca,kuşatıyorlar bizi 
Düşün zaman aleyhde,kimler kimin yanında 

Bu dizeler Necip Fazıl’ın 
“öz yurdunda garipsin 
öz vatanında parya” 

dediği ve bu yükü Sakarya nehrine yüklediği durumun aynısıdır. Şairlerin başkaldırışlarına ve rahatsızlıklarına bakarsanız ta ilk yazıtlardan bu yana rastladığımız ve değişmeyen bir durum vardır ki o; “iyi-kötü” “sadık-hain” rollerini oynayanların hep var olduğudur. Bu yaratıcının koymuş olduğu ve “hesaba çekilmeden önce kendinizi hesaba çekiniz” ifadesiyle anlatılan kontrol mekanizmasının neden gerekli olduğunu göstergesidir 

Attığın taşı kolla,karartmasın içini 
Hep kalkınma diyoruz,doldurmadık içini 
Terse çeviremedik,Anadolu’m göçünü 
Ben hala göçer miyim, ajanlar vatanımda.. 

Sevgili Albayrak’ın anlatmak istediğini tam anlatabildiğini düşünmüyorum. Ama şiirin bir feryat ve tepki şiiri olduğunu düşünüyor olmam şiirin içindeki anlamsal dağınıklığı anlamama yetse de konuşma diliyle yazım dilinin birbirine karışmış olduğunu görüyorum… 

Vatan sevgisini anlatmakla aşılayamazsınız. Ama vatana ihanet iki türlüdür. Ya bilmeyerek yapılır ki bu “cahil” dediğimiz getirisini hesaplayan kaybını ne olur diye hesaplamayan insanların bilmeyerek o anlık kazanç hesaplarıdır. Ya da ihanetin hainliğin en beteri olan eğitmek şeklinde olanıdır ki günümüz dünyasının dönüyor olmasından dönekliğinden daha beter bir dönekliğin, benliği kaybetmenin, satılmışlığın diplomalı boyutu şeklinde olur. 


Ukba inancıyla başlayan, arz’ın baş döndürücü cazibesinin canavarlaştırarak değiştirdiği insanın ne hale geldiğini gösteren bir şiirdi. Keşke konuşulan dil ve noktalamalara daha dikkat edilmiş olsaydı.. 

Bana göre ayak izleri derin olmayan bir şiir yolculuğu tadımlık şiir kategorisinde değerlendirilebilir ama Albayrak’ın daha güzel şiirlerini okuduğumu hatırlatmak isterim. 



Bekir Kale Ahıskalı 
Şiir Tahlilleri-2

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder