Ali Ekber Hırlak’ın “Bahçıvan” isimli şiiri üzerine
Mevlana der ki “Binlerce kilit olsa, her kilit gök genişliğinde olsa, anahtar dişi gibi olan iki üç tatlı söz onların hepsini açar.” Şairin yaptığı budur. O kilitleri açacak sözler sarfetmek. Şiir şairin hem sevdasıdır hem alışkanlığıdır. İbn-i Haldun der ki “İnsan alışkanlıklarının çocuğudur”
Sevgili Ali Ekber Hırlak’ın “Gizli Bahçe” şiirine gelince bu başlık bir gizem içerdiği için sanki okuyunca şairin bilmediğimiz bir yönünü daha yakalayacağız hissi veriyor. Aslında şiir bir mırıldanma gibi duruyor ve bahçıvanın sembolik bir duruşu var gibi…
Şiiri yapısal olarak ele alma gayretindeyim. Dolayısıyla ne olduğu kadar ne olması gerektiğini de ifade edeceğim. Serbest şiirin kendine has örgüsü içinde bir kuralı olduğunu dile getirmiştim. Peki bu bağlamda sözcükleri nereden ve nasıl ayırmalıyız. Öyle ya bir serbestiyet söz konusu… Yine bu serbestiyet içinde kuralsızlık olabilecekse kelimeleri yan yana değil de alt alta yazdığımız zaman aynı sözcükler şiiri oluşturur mu yahut o yaptığımızın adına şiir denilir mi? Bunun cevabı hayır olacaktır. Serbest şiiri şiir yapan en önemli özelliklerden birisi kelimelerden bir oluşuma giderken bir cümle meydana getirdiğinizde bu yaptığınızın adına nesir denmemesi için az ve öz bir seçki kullanmalısınız. O zaman şunu yapmanız gerekir
a- Kelimeler olabildiğince kısa ve yalın olmalı
b- Oluşturduğunuz anlatımı bir aşağıdaki satıra taşırken öyle bir yerinden ayırmalısınız ki
1- Ayırdığınız bölüm tek başına bir anlam ifade edebilmeli
2- Bununla birlikte devamı olabileceği eksikliğini hissettirmelİ
c- Serbest şiirin kendi örgüsü içinde hem önceki satırla ilintili olmalı
(burada sayabileceğim 5-6 madde daha var)
Bahçıvanım;
Ellerim çiçek açar her sabah,
telaşlı bir goncanın dikenleri kanatır,
parmaklarımı,bal sarhoşu arıların
vızıltıları kulaklarımda.....
Bu bağlamda şiirimizin ilk bölümüne incelediğimde aşağıda olduğu gibi olması gerektiği kanaatindeyim. Hem anlam kayması olmaması için hem de eksiklik hissi vermemesi için bu gerekli… Oysa şiirin bu kısmında anlatılmak istenilen gayet iyi anlatılmış ve bu anlatımda kullanılabilecek en güzel sözcükler seçilmiş.
Bahçıvanım;
Ellerim çiçek açar her sabah,
telaşlı bir goncanın dikenleri kanatır parmaklarımı,
bal sarhoşu arıların vızıltıları kulaklarımda.....
Şiirin ikinci bölümümde de aynı şey söz konusu. Sesleniş ve serzeniş tam yerinde olmasına karşın serbest şiirin kurallarının dışında. Aşağıda yer alan
Bahçıvanım;
Derin kuytulara abanan sarmaşıkları
dizginleyen makasım,
Açacak menekşelere ilham veren tatlı
sözlerim, gece sefaları eşliğinde dinlenen
cırcır senfonileri...
Bölüm şu şekilde olmalıydı. Aşağıda yer alan diğer bölümler için diyebileceğim bir şey yok. Anlatım yerinde, sade, anlaşılır ve akıcı. Sadece son bölümde yer alan (doldu) sözcüğü fazla gibi duruyor. Bahçıvanım diye başlayan sözcükler azaltılabilirdi. Çıkarılabilirdi… Genel olarak koca şiirde sarraf titizliği gördüm.
Bahçıvanım;
Derin kuytulara
abanan sarmaşıkları dizginleyen makasım,
Açacak menekşelere ilham veren tatlı sözlerim,
gece sefaları eşliğinde dinlenen
cırcır senfonileri...
Bahçıvanım;
Aşk kıpırtıları olmadı gizli bahçemde,
nafile koparılan papatya avuntuları,
güle kur yapan bülbül feryatları...
Bahçıvanım;
Karanfiller dökülür göz pınarlarımdan,
yalnızlığım nasır tutmuş yürek kıvrımlarında,
çam kozalaklarıdır çocuk gülüşlerim....
Bahçıvanım;
Ab-ı hayat taşıdım gülistanıma emek emek,
renkleri solmasın diye balçıkla sıvadım güneşi,
beledim toprağı narin dokunuşlarda sevgiyle...
Bahçıvanım;
Yaşlandım asırlık çınar ağaçları gibi,
amber kokularını alamaz doldu,daralan nefesim,
Gizli bahçeme harman oldu gönül kafesim.....
Ali Ekber Hırlak’ın kendine has bir malzeme seçimi var. Bu yönüyle Anadolu’muza en yakın şairlerimizden birisi.
Dostum, arkadaşım, kardeşim ve ön önemlisi iyi bir şiir gönüllüsü
Bekir Kale Ahıskalı
Şiir Tahlilleri-11
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder