Sen gidersen sinhare etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Sen gidersen sinhare etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

27 Aralık 2010

Kapalı gül goncası gibiydi tebessümleri



Kapalı gül goncası gibiydi tebessümleri

Ben onu tanıdığımda on yılı kayıptı
Oysa ben kayıp ömrümü arıyordum
Gölgemize sığınan bedenlerimize baktım
Sürekli bir akşam hüznü vardı içimizde
Biliyordum karşılıksız sevdikçe ikimiz
Sonumuz kötü olacaktı ,
Ölümü uzatacaklardı
Sevgiliye sakladığımız yataklarımızın diğer yarısına

Kapalı gül goncası gibiydi tebessümleri
Dudakları karanfil gibi kokuyordu
Ve ağzı ağzımın içindeydi
Dudaklarından dudaklarıma nikotin serpmişti
Hala onun sarhoşuydum belki de
Yeni boy vermiş yonca gibiydi
Uzadıkça güzelleşiyordu bakışları
Ve yoncalar en uzun olduklarında kesiliyorlardı
Bu sebepten di ona kesilişim
Onsuzluktan ıslanan gözlerimi kurutmak için
Rüzgara çıkarıyordum kendimi
Nasıl ki bir ağacın yaprakları birbirine dokunur
Tenlerimiz birbirine öyle değiyordu

Hasırdan örülü yalnızlıktı ayrılık
Bir atmacayı büyütür gibi büyütüyorduk
Geceyi uğurlamaya gelen aydınlığa baktım
Sesinin duruluğundan utanıyordu
Islanma dediği
Sesinden ıslanıyordum
Nerede olursam olayım
Sesi hep beni bulsun istiyordum
Dünümü
Bugünü güzel kılan varlığıydı
Yaşadığımız hayattı
Ölümü yaşanmamıştık ki bilelim

Ben görmüyordum ya
Sanıyordum ki
Elleri…
Gözleri…
Dudakları…
Bir yerlerden bir şiire giriyorlar
Çocuktuk daha
Çokta zengindik
Büyüdükçe tükendi hayal sermayemiz
Olgunluk bedenlerimize bir ur gibi sessizce yerleşiyordu
İnsanlar uyurlarken ben onu dolaşmaya çıkardım
İstemediğimiz bir yaşama parmak bastırılmış
Gemsiz ve eğersiz bir ata bindirilmiştik
Düşe…bine…
Yatağa gire çıka büyütmüştü hayat bizi
Nasıl ki yapraklar öteki yüzünü bilmez
Bu yüzden sırtını dönemez rüzgara
İstemediğimiz yaşama sırtımızı dönememiştik bir türlü
Ama biz yürekten seviyorduk
Yürekten sevmeyeni isteyerek öpmezdik ki
Bu sebeple patladı gözlerimize sakladığımız sevgi
Ey hayat
Sevgilinin sesini emdirdiğin yeter
Bize dudaklarımızı göster artık

Bekir Kale Ahıskalı
2008
Sinhare 48

Bende sensizliğin sessizliği var



Yıllar sonra ellerimi ellerine alacaksın belkide
Birden bırakıvereceksin
Ellerin… ellerin diyeceksin
Ellerinde ihanetin soğukluğu var


Sonra gözlerini gözlerime mıhlayacaksın belkide
Birden başını eğeceksin
Gözlerin… gözlerin diyeceksin
Gözlerinde ellerin bakmışlığı var


Yutkunacağım konuşamayacağım belkide
Kilitlenecek dilim çözemeyeceğim
Sözlerin… sözlerin diyeceksin
Sözlerinde ölümün sessizliği var

Sonra sen tam gidecekken sesleneceğim
Ne ellerimle ne de gözlerimle ihanet etmedim
Suskunluğum
suskunluğum şeyden diyeceğim
Anla işte Sinhare
Bende sensizliğin sessizliği var





Bekir Kale Ahıskalı
Kasım 2008
Sinhare 47

16 Aralık 2010

Sen gidersen sinhare

Sen gidersen sinhare


Sen gidersen sinhare takvimler durur. Zamanın kalbi parçalanır. Sen gidersen sinhare ben kendi gözyaşımda boğulurum. Diyeceksin ki hiç gelmedim ki hayır sinhare sen hep vardın içimdeydin.


Şimdiye kadar hayatı biryerinden yakalamaya çalışmadım. İlk defa yüksek bir dağın etkelerinde sevdalandım bir zaman parçasına.
Benim için ilkti sen varsan herşey var demek. İlkti sensizlik diye bir zaman kavramının olmayacağını kabullenmek. Gözbebeklerimde büyüyün sevgili; gönlümden çıkıp karşıma dikilmiştin de ben ne yapacağımı bilemez olmuştum.

Sana dokunmasın diye asi rüzgarlar kendimce önlemler almaya çalıştım. Koca bir dağın etrafına sesszice çığlar ördüm. Etrafında her ne varsa yakalayıp sorgulamak ve zararsız olduklarında emin olmaya çalıştım.

Ellerim parçalanmadı belki ama gönlüm o kadar incindiki sinhare. O kadar incindi ki şimdi amaçsız amaçlılığımla boğulup gidiyorum.

Ben gidersem sinhare gün biter, ertesi gün yeniden başlar senin için. Hep öyle oldu değil mi? Ama sen gidersen sinhare takvimler durur.

Zamanın şavkı vurur geleceğin üstüne. Amacımı almadan gitmek en iyisi belkide. Nasılsa biz hep geçmişten konuştuk. Ne anı yaşayabilik ne de yarını hesaplayabildik. Aralıkta aralandı bu kapı. Şimdi asi rüzgarları ben bile tutamam belki. Seni seviyorum.



Bekir Kale Ahıskalı
Lebibeye Mektuplar 191
Sinhare