29 Aralık 2010

Yokluğun bir fukaranın açlıkla imtihanı sanki

Önce gündüzden getirdiğin sıcaklık
Sonra alıştığın sesler terk eder seni
Yıldızlar sadece uzaktan el sallarlar
Soluklar boğazında kör düğüm olur
Yutmak istersin ama yutamazsın
Koyu kara geceleri bitirmek zordur
Baykuş seslerine sığınamazsın…

Yeter felek, başka ağlatma
Yâr uğruna nemliyim işte…


Karanlık uzun nehirler gibi
Ne geldiği yeri bilirsin
Ne de gideceği yeri belli
Hayatla olan göbek bağını
Paslı makasıyla yeniden keser
Gözlerinde biriktirdiğin güzellik
Dizlerinden dökülüp gider
Başından sisleri dağıtmak zordur
Dermansız dertlere sarılamazsın…

Yeter felek, başka çağlatma
Yar uğruna deliyim işte


Kim çaktı bağrıma bu kıvılcımı
Unutmuştum sevmek tatlı mıydı acı mı
Ben bir aşktan bulmuşsam ilacımı
Sinemde hapis ederim göz yaşlarımı
Suyu neyleyim artık içimde sen varsan
Sevdan bağrımda pınar oldu, alnımda ter
Yeter ki  gözlerinden bir bakış gönder
Güzel bir bakışı yakalamak zordur
Anlamsız bakışlara tutunamazsın…

Yeter felek, başka yandırma
Yar yoluna harlıyım işte


Dağlar duysun istiyorum, duysun taşlar
Böcekler bilsin, bilsin göçen eden kuşlar
Masumca duruşlar, hem işlenen suçlar
Başaklar eğilsin, toprağa fısıldasın
Denizler sevdamızı yelden öğrensin
Sevmeyen bu hissi nereden bilsin
Koca sevdayı saklayamazsın…

Yeter felek, başka haykırtma
Yar yoluna tınılıyım işte…


Yokluğun bir fukaranın açlıkla imtihanı sanki
Ya küçük sular gibi kalıyorum
Bir düzlüğün en çıkılası yerinde
Ya çok kurak topraklar gibi
Yağmur mevsiminde su dileniyorum
Pınar başında susuz kalmışım
Sen /de içmeden duramazsın

Yeter felek, başka söyletme
Yar yoluna gamlıyım işte
Bir güzelin kuluyum işte



Bekir K. Ahıskalı
Mayıs 29 2008
Sinhare yi Beklerken 44

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder